Tahran cad. 4/13 Kavaklıdere - ANKARA

Amalgam dolgudan korkmalı mıyız? Her amalgam dolgu değişmeli mi?

Amalgam, gümüş (Ag),bakır(Cu),çinko (Zn),kalay (Sn) gibi metal tozlarının civa(Hg) ile karıştırılmasıyla oluşan özel bir karışımdır. Amalgam tozunun civayla ıslatılmasıyla oluşan reaksiyona da amalgamasyon denir.

Amalgam, çok eski yıllardan beri diş hekimliğinde kullanılan bir dolgu materyalidir. Ancak günümüzde amalgamın içerdiği civanın, hem lokal hem sistemik etkilerinden dolayı hem de estetik açıdan yerini rezin esaslı dolgu maddeleri almıştır. Halk arasında beyaz dolgu olarak ta geçen kompozit dolgu materyalleri, uzun dönemde amalgamın yerini aldı diyebiliriz.

Kırık, renklenmiş, sekonder çürük oluşmuş amalgam dolgular, kişinin ağzında bırakılmamalı ve mutlaka değiştirilmelidir. Bazı vakalarda, ağzında çok fazla amalgam dolgusu olan kişilerde çeşitli sistemik rahatsızlıklar (taşikardi, GİS hastalıkları gibi.),alerji gibi durumlar gözlenmiş, amalgam dolguların değiştirilmesiyle bu hastalıkların kaybolduğu da rapor edilmiştir. Bu durum amalgam dolgunun içindeki serbest civa miktarına ve bu civanın ağız ortamına geçmesine bağlı olabilir.

Bu durumu sağlayan etkenler arasında;

1.Yemek yeme sıklığı

2.Sakız çiğneme alışkanlığı

3.Sıcak yiyecek içeceklerin sık alınımı

4.Yiyeceklerin asiditesi

5.Özellikle geceleri diş gıcırdatma alışkanlığı sayılabilir.

Amalgama alerjisi olan kişilerde amalgam dolgular, bir defa da ikiden fazla olmamak şartıyla sökülmeli, iyileştirici bir pat  (ZNO2) ile kavite kapatılmalı ve 4hafta beklenmeli,şikayetler  azaldıktan sonra kompozit dolguları yapılmalıdır.

Amalgamın ikinci bir lokal  etkisi de ağızda bulunan başka bir metal veya amalgam nedeniyle meydana gelebilen “Galvanik akım”dır.

Galvanik akım, iki farklı metalin tükürük etkisiyle, aralarında bir elektrik akımının doğması olarak tanımlanır.

Galvanik akım, hastanın ağzında metalik bir tat ve ani elektrik deşarjına bağlı çakma tarzında ağrıya sebep olur. Ayrıca ağız mukozasında beyaz lezyonların oluşmasına da neden olur.(Lichen gibi.)Bu semptomlar için herhangi bir maksimal veya minimal bir değer verilmez. Bu bulgular hastadan hastaya, hastaların kişisel algılarına ve akım derecelerine göre değişir.

Amalgam dolgu sırasında açığa çıkan civanın toksik etkisinin fazla olmasından dolayı hamilelerde amalgam dolgu sökülmemelidir.

Amalgam dolgu sökülmeden önce hastaya intravenöz c vitamini yapılmalıdır. Çünkü civanın kanda bulunan c vitaminine bağlanma isteği, vücut dokularına bağlanma isteğinden fazladır.

Amalgam dolgular sökülmeden önce dişe, sadece amalgamın söküleceği dişi ortaya çıkaran ve diğer tüm ağzı izole etmekte kullandığımız rubber dam uygulanmalı ve diş vücut dokularından izole edilmelidir.

Rubber dam lastiği altına bir tükürük emici yerleştirilmeli ve lastik örtü altına sızan toksik  civa buharı böylece uzaklaştırılmalıdır.

Hasta için alternatif bir solunum kaynağı temin edilmelidir.(o2 tüpü gibi.)

Yüksek emici özellikte olan cerrahi aspiratör kullanılmalıdır.

Amalgam dolgu kaviteden uzaklaştırıldıktan sonra rubber dam dikkatlice sökülmelidir.

Amalgam dolgu söküldükten sonra mutlaka hastaya, metal bağlayan ağız solüsyonlarıyla ağzı çalkalatılmalı. Çünkü, kalan küçük metal artıkları da vücuttan ağır metal birikimine neden olarak ileri ki süreçte sistemik rahatsızlıkların görülmesine neden olabilir.

Bir defa da 2den fazla amalgam dolgu sökülmemelidir. Çünkü amalgam dolgu sökümünde ortaya çıkan civa buharının toksisitesi çok fazladır.

Çok sayıda amalgam sökülecekse randevular arasında en az bir ay bırakılmalıdır.

Dt. Hatice Betül SAYLAR

https://www.facebook.com/DentalEstetikCenter/posts/1573912872623774

Kaynak

http://dergipark.ulakbim.gov.tr/sdutfd/article/download/1089001206/1089001330

http://dent.ege.edu.tr/yayinlarimiz/bitirme_tezleri/pdf/668.pdf

http://docs.neu.edu.tr/staff/nuran.ulusoy/DA%C4%B0M%C4%B0%20%20DOLGU%20MADDELER%C4%B0NDEN%20AMALGAM%20DOLGU%20MADDES%C4%B0N%C4%B0N%20KL%C4%B0N%C4%B0K%20UYGULAMA%20Y%C3%96NTEMLER%C4%B0_9.pdf