Tahran cad. 4/13 Kavaklıdere - ANKARA

DİŞ HEKİMLİĞİNDE PROBİYOTİKLERİN ÖNEMİ

Probiyotik, ağız ortamında ve bağırsak ortamında yaşayan faydalı bakterilere denir.Prebiyotik ise, probiyotiğin, faydalı bakterinin besinidir.

Probiyotikler hayatımızda çok eskiden beri vardır.Bu konuda ki en eski kaynaklardan biri Roma edebiyatı yazarlarından Plinus Secundus 'un fermente edilmiş süt ürünlerinin mide sağlığını koruduğu eseridir.Nobel ödüllü bilim insanı Eli Metchnikoff modern probiyotik araştırmalarının öncüsü kabul edilmektedir.Probiyotik tanımı, ilk kez 1965 yılında Lilly ve Stillwell tarafından kullanılmış ve ' mikroorganizmalar tarafından üretilen ve diğerlerinin büyümesini kolaylaştıran ürünler ' olarak açıklanmıştır.

Günümüzde , uygun miktarda kullanıldığında , kişinin sağlığını olumlu yönde etkileyen mikroorganizmalar olarak tanımlanan probiyotikler, Dünya Sağlık örgütü (WHO) ve Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından da onaylanmışlardır.1960' ta ise prebiyotikler tanımlanmıştır. Prebiyotikler, probiyotiklerin besinidir.

Çoğu kimsenin yakındığı bir şeydir, ‘Dişlerimi fırçalıyorum, ağız bakımımı yapıyorum ancak, hala diş etlerimde kanama ve çekilme var.Ağız kokusu problemim var.Doktor hanım, doktor bey, hep dişlerimi fırçalıyorum ama neden dişlerim çürüyor?’ Çünkü kişinin bağırsak florası ile oral florası birbirine çok benzerdir.Bağırsak florasının bozuk olması yani,probiyotiklerin yeterli miktarda olmaması , ağız floramızda bulunan patojen bakterilerinde ortamda çoğalmasına neden olur.Normalde ağız floramızda 700 farklı tür bakteri vardır.Bunlardan 400’den fazlası diş etlerimizde , diş, kemik arasında bulunur.Diğerleri ise dil ve ağız içindeki yumuşak dokularımıza yerleşir.Bu mikrororganizmalar büyür, birbirleriyle ve ağız ortamımızla etkileşerek dental plak dediğimiz ve bizim fırçalama yani mekanik temizlikle kaldırmamız gereken yapıyı oluştururlar.Çevresel etkenlere bağlı olarak, nedir bunlar, sigara, beslenme, ağız içindeki restorasyonlar (kaplamalar, amalgam dolgular…)bağışıklık sisteminin düşmesi, stres gibi etkenlerle bu durum hastalıkla sonuçlanabilir.

Diş çürüğünün oluşmasında farklı bakteri türleri etkin olabileceği gibi  (bifidobacteriler, non-mutans streptococci, Actinomyces türleri gibi.) genellikle asidik ve asidi tolere edebilen bakterilerin sayısında artma olur. (Lactobacillus ve Streptococcus mutans)

Diş eti hastalıklarında ise özellikle oksijensiz ortamda yaşayan bakterilerin sayısı artar.

Ağız kokusu problemi yaşayan kişilerin %90’nında kokunun kaynağı genel olarak oral kavite , ağızdır.

Ağız kokusu, tükürük, gıda artıkları, diş eti sıvısıyla beraber ,  oksijensiz ortamda yaşayan bakteriler tarafından parçalanması sonucu oluşur.  Bunun sonucunda açığa çıkan ürünlerden en önemlisi ve ilgi çekeni ise  ağız kokusunu oluşturan sülfür dür.

Tedavisinde ise mekanik temizlikle beraber , yani dişlerin doğru ve etkin bir şekilde fırçalanmasına ek olarak dil temizliği yapılmalıdır.Günümüzde probiyotiklerin ağız kokusunun tedavisinde kullanım amacı , ağız ortamında faydalı bakteri miktarını artırarak , (sülfür bileşikleri açığa çıkaran) ağız kokusunu oluşturan bakterilerin miktarını azaltmak , organize olmalarını engellemektir.Artık diş fırçalarının çeşitliliği (manuel ve elektrikli ) , ara yüz fırçaları, diş ipleri, ağız duşu derken mekanik temizleme araçları çok gelişti.Ancak buna rağmen kişilerde plak kontrolü yani etkin ağız bakımı hala sağlanamadı.O yüzden diş eti hastalıkları ve diş çürüğüne neden olan zararlı bakterilerin azaltılmasına yönelik çalışmalar mevcuttur.Bunun sonucunda hayatımıza giren probiyotikler , ağız ortamımızda ve bağırsak ortamımızda yaşarlar.Bakteriler , normal yaşantılarında besin ve ortam edinme adına birbirleriyle yarışırlar.Aynı ortamda faydalı bakterilerin çoğalması, aynı besin için yarışan faydalı bakterilerin artması  demektir.Faydalı bakterilerin ortamda artması zararlı bakterileri doğal olarak azaltır.Zararlı bakteriler ağız ortamında diş eti hastalıkları, diş etlerinde kanama, diş eti çekilmesi ve bunların sonucunda kemikte erime ve sağlıklı dişlerin sallanarak dökülmesine neden olur.Zararlı bakterilerin ağız ortamında çoğunlukta olmasının bir sonucu da diş çürükleridir.

Probiyotik kullanımı vücudumuzda faydalı bakterilerin sayısını doğal olarak artırarak ağız ortamımızda diş eti hastalıklarına , ağız kokusuna  ve diş çürüklerine neden olan bakterilerin sayısını azaltarak doğal koruma sağlar.

 

Hayata Gülümse…

Hatice Betül SAYLAR