Tahran cad. 4/13 Kavaklıdere - ANKARA

Hamilelik ve Diş

Hayatın doğal bir süreci olan hamileliği keyifli geçirilmesi hepimizin dileği. Hamileliğin sonunda da sağlıklı bir bebeğe kavuşmak ise hepimizin temennisi.

Hamilelik dönemi denilince en çok dikkat edilen şey beslenmedir. Bu beslenme çocuğun kemik yapısının ya da zekâsının iyi olası içindir. Diş ve diş sağlığı için beslenmenin hiç önemi yok mudur?

Hamilelik ve Diş

Hamilelik döneminde süt ve daimi dişlerin tomurcukları çene içinde oluşur. Hamilelik esnasında mineralden zengin beslenmek diş yapısını güçlendirir. Her zaman ihtiyacımız olan kalsiyum, fosfor, potasyum, vitaminlere hamilelik döneminde daha çok ihtiyaç duyarız. Diş tomurcuklarının yapısını güçlendirmek için beslenmemize dikkat etmeliyiz, özellikle son üç aylık dönem önemlidir. Haftada 1 balık yemek, süt ve süt ürünlerini bol bol tüketmek gerekir.

Halk arasında çok yaygındır. Bulantılarım çok oldu bebeği besleyemedim. Bebek de kalsiyumunu benim dişlerimden aldı?

Ne kadar doğru? Bulantılar hamileliğin ilk 3 ayında görülür. Bu dönemde bebeğin hiç de annesinin kalsiyumuna ihtiyacı yoktur ya da her hamilelik bir dişime mal oldu? sözü vardır. Hamilelikte değişen hormonal yapı diş etlerinin üzerinde etkin olarak diş etlerinin daha enfeksiyona yatkın olmasına sebep olur. Mevcut diş eti sorunu hamilelikde daha belirgin hale gelir. O yüzden hamileliğe girmeden önce diş ve diş etlerinin mutlaka bir diş hekimi tarafından muayenesi yapılıp, gerekli tedavilerin yapılması gerekiyor.

Özellikle diş etlilerin de sorun olan anne adayının hamilelik esnasında diş eti kanamaları çok sık görülür. Diş eti kanayan anne adayı fırçalamadan çekinerek fırçalama miktarını ve süresini kısaltır. Birde kişide mide bulantısı sorunu varsa diş etleri enfeksiyona daha yatkın olur. Bu tablo sonucunda diş eti problemine dayalı dişlerde sorunlar kaçınılmazdır. Yani hamilelik dişlerde kaybın primer sebebi değildir. Hamilelikte değişen hormonal yapı dişlerde enfeksiyona yatkınlık kılar.

Hamilelikte çürük miktarının artmasında da bulantıların etkisi vardır. Bildiğimiz gibi mide asidi hidroklorik asidir. Bu asit yediğimiz yiyeceklerin öğütülmesinde etkinken bulantı ile ağza geldiğinde dişlerde tahribata neden olur. Özellikle sabah bulantılarının ardından mutlaka dişleri fırçalamak gerekir. Fırçalamanın mümkün olmadığı durumlarda suyla gargara yapmak gerekir.

Bazen dişleri fırçalamak da mide bulantısına neden olur. Böyle bir durumda başımızı aşağı doğru eğerek dişlerimizi fırçalamak, küçükbaşlı diş fırçası kullanmak bulantıyı ortadan kaldırmada etkin olabilir. Macunların tadı ya da kokusundan midesi bulananlara tavsiyem çocuk macunlarıdır. Çocuk macunlarının tatları şekerleme gibidir.

Mide asidi ağızda şayet başlangıç halinde çürük varsa bunların ilerlemesine de sebep olacağından hamilelik öncesinde bu çürüklerin tespit edilip doldurulması önemlidir.

Hamileliğe karar vermeden önce mutlaka diş hekimine gidip genel bir kontrol yapılması gerekir.

Bu kontrol mutlaka röntgenle desteklenmelidir. (Panoramik dediğimiz bütün dişleri gösteren röntgen)

Çünkü hamilelik uzun bir süreç olduğundan bu dönem esnasında radyasyondan dolayı asla röntgen çekilemediğinden, bir problem dahilinde bu röntgen yardımcı olacaktır.

Pek çok kişi dişlerini fırçalar dişlerini fırçalanmasına rağmen hâlâ diş ve diş eti problemleri yaşayanlar vardır. Bunun altında yatan sebep etkin ağız bakımını bilmemek ya da yapamamaktan kaynaklanır. Etkin diş fırçalamayı ve diş ipi kullanımını bilmiyorsak mutlaka öğrenip uygulamaya başlayalım. Tam bir ağız bakımı etkili fırçalama ve iplik kullanımıyla olur. Dili ve yanakları fırçalamakta önemlidir.

Hamilelikte flour kullanımı bazı ülkelerde uygulanan koruyucu önlemdir. Fakat ülkemizde içme sularının tam anlamıyla denetimi yapılamadığından bu konuda kararı kişinin ve kadın doğum uzmanının vermesi daha uygun olur. İçme suyunda flourun fazla olduğu bölgelerde flourozis dediğimiz dişlerde sarı kahverengi lekelenmeler olur.

Hamilelikte kullanılan ilaçlarında diş üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Özellikle tetrasiklin grubu ilaçlar dişleri boyar. Hipoplazi dediğimiz dişin üzerinde görülen sarı kahverengi görüntünün sebebi çoğu zaman annenin hamilelik döneminde kullandığı ilaç ve geçirdiği ateşli hastalıklardır. Bu nedenle vücut direncini yükseltip; hamilelikte mümkün olduğu kadar hastalanmamaya ve ilaç kullanmamaya özen göstermek gerekir.

Hamilelik döneminde ortaya çıkan diş problemlerinin tedavisi mümkündür. Genellikle diş çekilir mi? sorusu gelir. Evet, uygun bir anesteziyle diş çekilir. Antibiyotik kullanılmasını çok istemesekde kullanılır. Çünkü iltihaplı bir dişin bebeğe daha çok zararı vardır.

Hamilelikte yapılacak diş tedavisinde dikkat edilmesi gerekenlerden biride hamile hastanın hekim korkusu taşımamasıdır. Hekim korkusu olan hastada; tedavi esnasında korkudan adrenalini yükselerek istenmeyen durumlara neden olabilir. Bu nedenle ilk üç ay düşük tehlikesi, son üç ayda erken doğum tehlikesi olabileceğinden tedaviye karşı duyulan korkunun hastaya yapılacak telkinlerle giderilmesi gerekir. Çok korkan hastada dişini yaptırmamak için bahaneler oluşturanlarda sadece acil durumu ortadan kaldırıp tedavinin tamamlanmasını hamilelik sonrasına ertelemek gerekir.

Hamilelik sonrasına ertelenecek tedaviler içerisinde röntgen çekmenin zorunluluk olduğu tedavilerde vardır. Örneğin kanal tedavisi gibi tedaviler de ağrının ortadan kaldırılmasıyla tedavi geçici restorasyonlarla bitirilip tamamlanması hamilelik sonrasına ertelenebilir.

Unutmamak gerekir ki hamilelik patolojik bir durum değil fizyolojiktir. Hormonlar zamanla düzelerek tekrar normal hayata dönülür.