Tahran cad. 4/13 Kavaklıdere - ANKARA

Zirkonyum Oksit Kronlar

Zirkonyum’un Sembol’ü Zr

Oda koşullarında (25°C 298 K):

  • Gümüşümsü beyaz renkli katı
  • Metal d-blok elementi

Zirkonyum metali ilk olarak 1789 yılında Martin Heinrich Klaproth tarafından keşfedilmiştir. 1824 yılında ise Jons Jakob Berzelius tarafından izole edilmiştir.

Bilinen mineralleri zirkon (ZrSiO4) ve baddeleyit (ZrO2) tir.

Zirkonyum eldesi ZrCl4 bileşiğinin magnezyum ile veya kalsiyum ile indirgenmesi ile elde edilir. Kimyasal özellikleri ve tarihçesi bu şekilde olan zirkonyum estetik arayışını hiç yitirmeyen diş hekimliği sektörün de rutin olarak kullanılmaktadır.

Özellikle ön diş restorasyonlarında hem estetik hem de dayanıklılığı bir arada istendiği durumlarda zirkonyum tercih edilir hale geldi.

Zirkonyum Oksit Kronların Özellikleri Nelerdir?

Renk Uyumu ve Translüsensi’si:

Porselen tek başına kırılgan bir materyaldir. Mutlaka alt kısmında dayanıklı bir materyal içermelidir. Yani bir başka ifadeyle, porselen bir kaplamada, kaplamanın içinde porselen dışında bir materyale ihtiyaç vardır.

Bu materyal metal olduğunda mat ve özellikle diş etlerinde mor bir renk oluşturmaktadır. Doğal diş mine, dentin ve pulpadan oluşmaktadır. Her tabakanın farklı renk özellikleri vardır. Beyaz bir buluz giydiğimizde onun beyaz gözükmesinin nedeni ışığı beyaz yansıtmasıdır. Diş içinde bu durum aynıdır. Farklı olan dişin içindeki tabakaların her birinin ışığı geçirme özellikleri farklıdır. Ve yukarıdaki resimde aynı dişin farklı kesitteki görüntülerini görüyorsunuz. Aynı diş olduğuna inanmak mümkün değil.

Renkler, tabakalar arasında ne kadar farklı gözüküyor. Boyama yapılan kesitlerde kimi yer daha beyaz kimisi daha mavidir. Ama bütünde tek renk gibi gözükür. Kron kesimi tıpkı resimdeki gibidir. Kesik dişin üzerine gelen tabaka porselene dayanak oluşturur. Bu tabaka metal olduğunda ışığı geçirmeyen mat ve gri bir bariyer oluşturur. Zirkonyum oksit kronlarda bu tabaka beyaz ve çoğu zaman orijinal dişe yakın olduğundan daha uyumlu bir görüntüye sahipdir.

Dişe Adaptasyonu:

Dayanıklı olduklarından çok ince hazırlanabilirler. Dişe ve diş etine tam adapte olurlar. Bu da mikro sızıntı oluşmasını engeller. Kron marjin uyum sorunundan kaynaklı ağız kokusunun oluşma riskini de azaltır.

Dayanıklılığı:

Zirkonyum kimya cetvelinde sertlik açısından demirin üç katı sertliğe sahiptir. Çiğneme basınçları karşısında bu dayanıklılık yeterli olduğundan arka grup dişlerde de rahatlıkla kullanılabilir. Özellikle full mounth dediğimiz tüm çene kron köprü uygulamalarında rahatlıkla kullanılabilmektedir. Fonksiyon esnasında okluzal kuvvetlere dayanıklıdır. Tabiki hiçbir zaman, hastalar tarafından kabuklu yiyecekleri kırarak tüketme de kullanılmamalıdır.

Diş Etine Adaptasyonu:

Işık geçirgenliğinin yanı sıra diş etlerine tam adapte olduğundan metal destekli kronlara oranla diş etinde istenmeyen mor görüntü Zirkonyum oksit kronlarda yoktur. Kronların eskimesiyle açığa çıkan marjinlerde metal yansıması nedeniyle oluşan ince siyah çizgi beyaz yapısından dolayı Zirkonyum oksit kronlar da olmaz.

Köprü Yapımında Kullanılması:

Daha öncelerden de estetikle üstünlükleri nedeniyle metal içermeyen kronlar yapılmış, fakat köprü yapımında bu materyaller, çok da başarılı olmamıştır.

Hassas tutuculu protez yapımında zirkonyumun kullanılması ön estetiğe önem veren hastalarda kancasız ve doğal bir gülümsemenin yakalanmasında avantaj sağlar.

Hijyenik ve Alerji Yapmayan Bir Materyaldir:

Özellikle ağız hijyeni iyi olmayan bireylerde rahatlıkla kullanılır. Adaptasyonu hijyen sağlamada kolaylık sağlar.

Şu anda teknolojisinin yeni olması nedeniyle fiyat dezavantajı olan zirkonyumla zamanla daha rutin kullanılacağına inanmaktayım. İlk kullanıldıklarında metal destekli porselen de pahalı bir uygulamaydı. Zaman içinde daha uygun fiyatlara uygulandı.